Ekstrem Spor Fotografları ile Yusuf Gürel

Herkese merhaba, geçtiğimiz ay Türkiye Yelken Federasyonu’nun Rüzgar Sörfü Sonbahar Kış Trofesi Yarışlarının 1. Ayağına katıldığımda ekstrem spor fotoğrafçısı Yusuf Gürel’le denk gelme ve tanışma fırsatı yakaladım, kendisine fotoğraflarının harika olduğunu belirterek röportaj teklifinde bulundum ve olumlu bir dönüş aldım. Bütün ekip çok pozitifti etkinlik süresince ve çok keyifli görüntüler ortaya çıkardılar. Bende bir ekstrem spor fotoğrafçısının bu görüntüleri yakalarken ki hikayesini merak ederek Yusuf Bey’e birkaç soru yönelttim. İşte cevaplar..

  • Merhaba Yusuf Bey, Öncelikle sizi tanıyalım. Ekstrem spor fotoğraflarının dışında neler yapmaktasınız? 

Ben 2000 yılında profesyonel iş hayatından ayrıldım ve borsa ile uğraşmaya başladım. Daha sonra çocuklarımla kayak dünyasına giriş yaptım ve 20 yıl kadar kulüp yöneticisi olarak gönüllü çalıştım. Bu sure zarfında 10 yıl kadar çocuklarımla Avusturya’da yaşadım ve kayak sporcuları yetiştirmeye devam ettim, çocuklarımın üniversiteye girmesinden sonra Türkiye’ye geri döndüm ve Bodrum’a yerleştim. Bu sene emekli oldum ve kendi fotoğraf şirketimi kurdum.

  • Kendiniz hangi ekstrem sporlarla ilgileniyorsunuz?

Ben 6 yaşından beri kayak kayıyorum. 1983’ten beri de Windsurf yapiyorum. Askerliğimi de Tenis antrenörü olarak yaptım. Hep amatör sporun içindeydim. Çocuklarım da benim gibi hatta daha ciddi şekilde spor yaptılar, oğlum milli kayakçıdır ve iyi bir kiteboardcudur. Çocuklarımın okulunda kayakla ilgili bir proje başlattım ve veli arkadaşlarla kendi takımımızı kurduk. Daha sonra da Sevgili Nasuh Mahruki ile AKUT Spor Kulübünün kuruluşunda yer aldık ve ben kayak branşının sorumlusu oldum ve daha sonraki yıllarda yelken şubesini kurup kiteboardcular yetiştirdim.. Bu süre zarfında alp disiplini kayakta 20 yıl kadar Türkiye şampiyonları ve milli kayakçıların yetiştirilmesinde biraz da olsa katkım oldu. 10 senede AKUT kitesurf kamplarımızı gerçekleştirdik. Daha sonra bu keyifli serüvene bir son verdim 

  • Olimpiyat sporcuları yetiştirmişliginiz var, bu süreçte neler yaşadınız? Koçluk yapmak nasıl bir histi? 

Koçluk demeyelim de liderlik görevi üstlendim, tabii ki yine sporcu ebeveyni arkadaşlarımızla gönüllülük esasına dayalı bir sistem kurduk. Sporcularımın hepsi ile gurur duyarım hepsi çocuklarım gibidir. Hala çok iyi sporculardır kendileri, aldıkları spor kültürü ve disiplini ile üniversite hayatlarında başarılarını izlemek, vakit buldukça spor yaptıklarını görmek ya da duymak çok ama çok büyük bir keyif. Bazı sporcularımız kendi takımlarını kurdular ve şampiyonlar, iyi sporcular yetiştirmeye devam ediyorlar. Bu 20 sene boyunca sporcuların antrenmanları dahil yarışlar, uluslararası yarışlar gerek kendi sporcularımızı gerek tanıdığım Avusturya’daki şu anda World Cup’da yarışan sporcular ki buna Mikaela Shiffrin de dahildir sonsuz fotoğraf çektim hala da devam ediyorum. 

  • Yetiştirdiginiz sporcular arasından unutulmaz bir anınızı paylaşır mısınız?

Kendi kulübümüzdeki sporcular ile anılarımız zaten kendi çocuklarımın da çocuklukları ve gençlikleri, o kadar çok anı var ki acı tatlı, her sene mutlaka buluşur ve yemek yeriz. Yetiştirdiğim demeyelim ama çok sevdiğim ve 10 yaşından her antrenmanını fotoğrafladığım, şu anda dünyanın en üst düzey kayakçısı 99. Kez World Cup yarışı kazanan Mikaela Shiffrin’in ilk katıldığı World Cup yarışında kendisine hediye etmiş olduğum AKUT bandanası ile çıkması hiç unutamayacağım ve gurur duyduğum bir anıdır. Gecen hafta da GURGL da yapılan World Cup yarışında çocuklarım saydığım 4 yarışçı ile birlikte Mikaela’nın da 99. Uncu zaferini fotoğraflamış oldum.

  • Şu an Fotoğrafçılık sizin için bir tutku mu yoksa profesyonel geçim kaynağınız mı? 

Fotoğrafcılık tutkulu değilseniz yapabileceğiniz bir meslek değil. Bu sene emekli oldum ve yakın arkadaşım 30 sene Cumhuriyet gazetesi fotoğraf muhabiri olarak çalışan Kaan Sağanak ile LUZ Photo adlı fotoğrafçılık şirketimizi kurduk. Daha çok hobi olarak yaptığım fotoğrafçılığı profesyonel hale getirdik.

  • Fotoğraflamaktan hoşlandığınız favori bir branş ve çekimlerini beğendiğiniz favori sporcunuz var mı?  

Tabii ki kayak, sizin de gördüğünüz üzere windsurf ve özellikle kitesurf branşları favorilerim. En çok oğlumu çekmeyi severim, dünya starlarını çekmek tabii ki çok ayrı bir keyiftir. Kimi sporcular çok iyi fotoğraf verir. Kitesurf milli sporcuları çekmek çok keyiflidir. Sporcu ile iletişiminiz iyi ise, çok güzel ve keyifli çekimler olur.

  • Bir etkinlik düzenlendiğinde kendi isteğinizle mi oraya gidiyorsunuz, yoksa mutlaka size ulaşanlar ve davet edilmeniz üzerine mi fotoğraf çekimleri yapıyorsunuz? 

Şimdiye kadar kendi isteğim üzerine gidiyordum ama artık daha ziyade davet üzerine gidiyoruz. Mesela Avusturya Gurgl’ World Cup yarışına a bahsetmiş olduğum 2 sporcunu daveti üzerine gittim.  

  • Peki takip ettiğiniz ve başarılı bulduğunuz, yerli veya yabancı, başka bir ekstrem fotoğrafçısı var mı sizin için? 

Tabii ki takip ettiğim fotoğrafçılar var ama daha ziyade Yelken fotoğrafçılarını takip ediyorum. Branşlara göre değişiyor uzmanlıklar. Çok başarılı bulduğum, her fotoğrafından buüyük keyif aldığım ve maalesef bir  bisiklet kazasında kaybettiğimiz sevgili  Onur Çam’ı hem ustalığı, hem kişiliği hem dostluğu için bu vesile ile anmış olalım.

Tabii ki AKUT takımımda ilk snowboard hocam sevgili Mine Kasapoglu’nun sıkı bir takipçisiyim. Zaten fotoğrafçılık okumuş olan Mine birkaç sene evvel spor fotoğrafcılığına sıkı bir giriş yaptı, kendisi de milli sporcu ve çok sporcu bir kız olarak bu işin ustalarından biri. Olimpik fotoğrafçı.

Gurur duyarak izliyorum.

Çok teşekkür ederim benimle bu kısa röportajı yapmayı kabul ettiğiniz için..


Discover more from

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Türkiye Extreme Spor Haberleri sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin